FOTOĞRAFIN TARİHÇESİ

Günümüzde başımızı çevirdiğimiz her yerde muhakkak bir foto-grafik öge var. En çok kullandığımız alet olan telefonumuz veya kişisel bilgisayarımızdan tutun da duvarınızdaki tabloya, alış veriş yaptığımız mağazalara,  reklam afişlerine kadar… Peki, günümüzde hayatımıza girmiş ‘Fotoğraf’ olgusu acaba nasıl nerede ve kim tarafından ortaya çıkarıldı?

Vesikalık fotoğrafın icadı !!!

Joseph Nicephore Niepce, 1826 yılında çok uzun uğraşları sonucunda ilk fotoğrafı çekmeyi başardığında, günü birinde dünyanın vazgeçilmezi olacağını tahmin etmiş midir bilemem ama fotoğrafı icat edebilmek için gerçekten takdire şayan işler yapmıştır. Kesinlikle… Ama ben icadımıza buradan başlamayacağım. Çok daha geriye gidiyoruz…

Camera Obscura- Karanlık Kutu:

Bu alet fotoğraf makinesine ilham olmuş en eski icattır. Çoook eskilerden, milattan önce Mo Ti adında bi Çinli filozofun ilk kullanıldığı rivayet edilir. Sonraları kimler kullanmamıştır ki. Aristotalerler, Leonardo da Vinciler, Keplerler… Dahası  İbnü’l- Heysem ilk defa yazılı bir kaynak olarak güneş tutulmasını açıklarken karanlık kutunun çalışma prensibine yer vermiş bilim adamıdır.

Karanlık kutu nedir?

Adı üstünde, ışık sızdırmayan karanlık bir kutunun bir yüzeyinden açılmış bir delikten (daha sonraları lens ile desteklenerek görüntünün kalitesi arttırılmıştır) dışarıdaki görüntünün, deliğin karşısındaki duvara ‘ters’ olarak yansımasıdır. Bu yansımayı özellikler ressamlar çokça kullanmışlardır ki, mesleklerinin icrasında fevkalade kolaylıklar sağlamıştır.

Joseph Nicephore Niepce ‘ ın Fotoğrafı Keşfi

Niepce

Niepce de Karanlık kutudan etkilenmiş ve oluşan bu ‘geçici görüntünün’ kalıcı hale nasıl getirebileceğini araştırmaya başlamıştır. Çalışmıştır, çabalamıştır ve Takvimler 1826 yılını gösterdiğinde başarmıştır.

Aslında görüntünün kalıcı hale gelmesini ilk araştıran Niepce değildir. Niepce’nin yaşadığı yıllardan yaklaşık bin yıl öncesinden Cabir İbn Hayyam ile başlar kimyasal tepkimeler, Gümüş tuzları, Gümüş nitratlar, güneş ışınlarının gümüş sülfatları karartması derken en sonunda küçük bir karanlık kutuda iyi-kötü bir mercekle Fransa’da ilk fotoğraf oluşturulmuştur.

Niepce’nin Le Gras’ta çektiği ilk fotoğraf

20.3 x 16,5 cm boyutlarında bir levhayı, 8 saat pozlayarak (ve dahası levhayı kutudan çıkardıktan sonra kalan kısımları pozlamadan bir nevi banyo yaptırarak ) ilk fotoğrafı elde eder Niepce. Bu ilk fotoğraf pozitif olarak üretilmiş ve kullanılan tekniğe de Helyografı denmiştir.  Le Gras köyündeki evinden çektiği çatı da ilk fotoğrafik öğe olacaktır. Süre çok uzun olduğu için Fotoğrafik olarak kusurlar fazladır. Güneşin de yer değiştirmesine bağlı olarak fotoğrafta kontrast çok zayıftır ve netlik azdır.

Louis Jacques Mandé Daguerre ‘ın Fotoğrafa katkıları

Dagguere un kendi yöntemiyle çektiği ilk fotoğrafı. Fotoğrafta yürüyen insanlar olmasına rağmen 10 dk pozlama sonucunda fotoğrafta görülmezler. Ancak ayakkabılarını boyatan adam fotoğrafa çıkmıştır ve bu ilk insan fotoğrafıdır.

 

Niepce keşfinden sonraki 2. Yılında yine bu alanda araştırmalar yapan Daguerre adındaki bilim adamıyla tanışır ve çalışmalarına birlikte devam ederler. Ancak 1833 yılında Niepce vefat edince Deguerre tek başına fotoğraf çalışmalarını yürütür. Daguerre aynı zamanda ressamlık da yapmakta ve karanlık kutuyu kullanmaktadır. Takvimler 1837 yi gösterdiğinde Daguerre kendi anından esinlendiği Daguerreotype (dögüryatip) tekniği ile adeta fotoğrafı ikinci kere keşfetmiştir.

Bu teknikte farklı kimyasallar kullanmış, pozlama süresini yaklaşık yarım saate kadar düşürmüştür. Dolayısı ile konu daha net ve kontrastlıdır. Ancak yine eksikleri vardır; fotoğraftan iki tane istenirse tekrar tekrar çekmek gerekir. Yani bu yöntem ile de pozitif görüntü elde edilebilmektedir.

Fransa’dan İngiltere’ye: William Henry Fox Talbot

Aynı yıllarda İngiltere’de de Fox Talbot isimli bilim adamı görüntüyü kalıcı hale getirmek için çalışmalar yapmaktadır. 1835-1840 yılları arasında Talbot daha ince kâğıdımsı bir levha ve farklı kimyasallar kullanarak ilk Negatif fotoğrafı elde etmiştir. Fotoğraf  3. Kez çağ atlamıştır. Bu yönteme de Kalotyp adını vermiş ve 1841 yılında patentini almıştır. Böylece fotoğraf artık çoğaltılabilir olmuştur.

Bu yıllardaki fotoğrafik gelişmeler bilim alanında nam saldığı kadar halk arasında da konuşulur olmuştur. O zamana kadar soylu ailelerin çokça paralara resmettirebildiği portreler artık basit bir makine ile 5dk gibi bir zaman diliminde yapılabilir olmuştur.  Hey gidi hey. Düşünsenize fotoğraftan haberi olmayan bir asil saatlerce ressama poz vermekle uğraşırken hizmetçisi gidip kalotyp yöntemi ile kendi fotoğrafını çektirip patronuna hava atabilir. Neyse konumuza dönelim.

 

Fotoğraf Tarihinde İlker:

Robinson un fotomontajı

Artık negatif fotoğraf icad edildiğine göre Fotomontaj çalışmaları da başlayabilir. 1858 yılında Henry Robinson ilk fotomontaj ile tarihe geçerken Fotoğrafın sanatsal alanına vurgu yapmak istemiştir. Beş farklı negatifi birleştirmiş ve ‘ben sanat yapıyorum’ demiştir. Bence o zamanlar Robinson un yaptığı gayet tabi sanattır. Zira fotomontajında dramatiklik anlatılmıştır.

Öyle ya da böyle fotoğraf ortaya çıkmış, fakat renkler bir türü oluşturulamamıştır.  Ancak bu da uzun sürmemiş 1861 yılında James Clerk Maxwell 3 ayrı filtre ile renkli ilk fotoğrafı çekmeyi başarmıştır. Renkli fotoğraf icad edilse de yaygınlaşması yaklaşık 100 yıl sonra olacaktır.

Fotoğrafın farklı şekillerdeki icadıyla ilk şu fotoğraf, ilk bu fotoğraf  bir de ilk o fotoğraf farklı farklı kişiler tarafından çekilmişlerdir. İlklerin bence en önemlilerinden birisi Thomas EDİSON un 1894 ki icadıyla alevlenen ve Lumiere kardeşlerin 1895 te resmi olarak ilk gösterilerini yayınladıkları ‘sinema’dır. Aslında fotoğraf temelli bir icat olmasına karşın fi olgusuyla durağan değil de hakaretli algı ile var olmuştur. Hatta günümüzde de böyledir. Tek farkı o zamanlar saniyede 16 kare fotoğrafı mekanik olarak hızlandırıyorlardı; şimdi ise saniyede 120 fotoğraf karesini elektronik olarak hızlandırıyorlar.

dünyamızın ilk fotoğrafı

Bence önemli ilklerden biri de Apollo 8 in 1968 yılında soğuk bir akşamında uzay boşluğundan çekmiş olduğu o eşsiz DÜNYAMIZ fotoğrafıdır. İlk defa yeryüzünü tamamı bir tek kare içersinde fotoğraflanmıştır.  Daha da ileri gidersek yine önemli ilklerden biri teleskop yardımıyla güneş sisteminin fotoğraflanmasıdır. Sistemin fotoğraflanması 1905 yılında değil 2005 yılında olabilmiştir. Yani yakın bir tarihte.

Bu ilkler serisine dijital fotoğrafın icadı ile son vereceğim; merak etmeyin daha da uzatmayacağım. Dijital devrimde olduğumuz için bundan bahsetmeden ilkleri kapatamam. Steven Sasson adlı mühendis 1975 yılında ilk olarak prototip şeklinde  ilk dijital fotoğraf makinesini icad etmiştir. Fuji 1988 yılında piyasaya ilk dijital makineyi sürmüştür. İlk video çeken dijital makine ise Ricoh firmasının 1995 yılında duyurduğu rdc-1 dir. Enteresandır Casio firması 1995 yılında ilk lcd ekranlı makineyi üreten firma olmuştur. 1998 de Kodak-Canon ortak üretimi ve ilk olma özelliğine sahip DSLR fotoğraf makinesi nedendir bilinmez piyasada kendine yer bulamamıştır. Takvimler 1999 yılını gösterdiğinde Nikon D1 serisini piyasaya sürmüştür. 2,74 megapiksellik bu canavar fotoğrafçıların tam da aradığı makinedir. Ama teknoloji dur durak bilmez. Canon da kendini geliştirmektedir ve ilk 35mm’lik DSLR olan 1Ds yi piyasaya sürer. 2008 yılında ise bambaşka bir farkındalık ile ilk video çeken DSLR modeli olan d90’ı Nikon tanıtacaktır. vs vs vs… 2000’li yılların başından itibaren karışık olan rekabet daha da beter hale gelecek; ardı ardına yeni modeller ile üstünlük kurma çabaları farklı salvolarla devam edecektir.

Hikayenin geri kalanını hepimi biliyoruz ; bundan sonra bir tarafta megapikseller havada uçuşurken diğer tarafta da fps ler, iso lar, af ler, afs afc ler, ccd cmos lar… derken geldiğimiz şu nokta inanılmazdır.

Ya işte nereden nerelere. Küçücük bir kutudan milyonlarca km uzaklıklara. Kimyasal tepkimelerden elektronik oyuncaklara. Le Grass’ tan milyon dolarlık karelere ; Niepce’den Andreas Gursky’ye…

Yazar: FatihA

Bir Cevap Yazın