‘Nikon mu, Canon mu?’ İKİLEMİ

Fotoğrafa merak salmış kullanıcıların kafalarını çokça kurcalayan ‘CANON MU NİKON MU’ sorusuna, kendimce sebepler sunarak açıklama getirmek istedim. 2018 yılında dahi tartışmaların hala tam gaz devam ettiği, Nikon mu daha iyi Canon mu daha iyi olayına farklı bakış açıları sunmak istedim. Hangi markayı alacaksanız alın, ama bu yazıyı okumadan almayın. Başlayalım… Buyurun…

Nikon da Canon da Japonya menşeli, hem objektif hem de fotoğraf makinesi üreten firmalardır. Dünya çapında nam saldıklarından başlıktaki konu sadece ülkemizdeki kullanıcıların değil, dünyadaki tüm kullanıcılar için sorulup üzerinde düşünülen konulardandır.  Sorunun cevabı sizce ister Nikon olsun isterse Canon olsun; en doğrusu asla olmayacaktır. Unutmamalı ki en iyi makine ‘’Elinizdeki’’ makinedir.

Ben bu incelememi birkaç başlık altında incelemek istedim.

SEGMENTLERİNE GÖRE :

Öncelikle, fotoğraf makineleri de arabalar gibi segmentlere göre üretilirler. Kullanıcılar ihtiyaçlarına göre bu segmentlerdeki cihazları tercih ederler. Öncelikle tüm fotoğrafa makineleri üretici ayırt etmeksizin aynalı Dslr ve aynasız Dslr olarak iki ana guruba ayırabiliriz. Bu ayrım bir segment ayrımı değil, teknolojik gelişmeler ile oluşan bir ayrımdır. Aynalı Dslr fotoğraf makinelerini de Full Frame (Tam Kare- 35mm) ,crop ve orta format sensörlü olacak şeklinde üçe ayırmak mümkün. Ben orta (ya da büyük)  format makineler ile ilgili bu yazımda hiç bir şey yazmayacağım. Zira bu tarz makineler hem çok yüksek parlara satılıyor hem de çok profesyonel kullanıcılara hitap ediyor. Crop sensörlü ve full frame sensörlü makineler kendi içlerinde segmentlere ayrılacaklardır. Bu segmentleri ‘giriş seviyesi-orta seviye -ileri seviye ve profesyonel seviye olmak üzere 4 gruba ayırabiliriz. Ancak Crop sensörde (apsc) profesyonel seviye ve full frme (FF) sensörde ise giriş seviyesi makineleri  yer almamakta. Dolayısıyla hem Croplu hem de FF için 3’er gruptan söz edebiliyoruz. Bu ayrım her marka fotoğraf makinesi üreticileri için geçerli olacaktır. Sonuçta hiçbir firma tek bir model makine üretmemiş aksine model değiştirerek tüm müşteri portföylerine hitap etmek istemişlerdir.

Şimdi!  Kıyaslama yaparken neden bu kadar detaylı bilgi verdiğimi merak edebilirseniz. Hemen açıklayalım. Nikonun ve Canonun makineleri bu kategorilerde farklılık göstermekte. Özellikle de giriş seviyesi modellerde. Nikonun giriş seviyesi modellerinde (3000 serisi ve 5000 serisi) netleme motoru bulunmamakta. Dolayısı ile lens kullanırken mecburen seçici olmak zorundasınız. İçinde netleme motoru bulun lensleri tercih etmeniz gerekecektir. Yani D serisi lenslerinde otomatik netleme kullanamazken G serisi lensleri otomatik netleme özelliğini kullanabilirsiniz. Lakin Canon için böyle bir ayrım söz konusu değil. Tüm modellerinde af motoru var ve her türlü ef mount lens otomatik netleme ile kullanabilir.

Eğer ki giriş seviyesi makine alacaksam benim tercihim bu sebepten Canon olacaktır.

LENS ÇEŞİTLİLİĞİNE GÖRE:

A . Eski Sürüm Manüel Lensler:

Eğer ki benim gibi manüel sever biri iseniz, kullanacağınız Dslr önemli. Sebebi ise bayonet farklılığı. Nikonun tek bayonet kullanması size avantaj sağlayacaktır. Zira 1950 yılında ürettiği ais serisi lensler dahi herhangi bir adaptör kullanmaksızın gövdelere takılabiliyorken, Canon’da maalesef iş böyle değil. Canon ef mounta geçmeden önce fd mount kullanıyordu. Yani şayet eski fd bayonetli lensleri kullanacaksanız basit de olsa bir adaptör kullanmanız gerekli.

Bu sebeple tercihim Nikon olurdu.

B. Objektif Yelpazesi ve Alternatifleri.

Nikon’un lensleri yelpaze olarak çok genişliğe sahip değiller. Yanlış anlaşılmasın aradığınız her türlü lensi bulabilirsiniz, kısıtlama sor konusu değil. Bahsettiğim dar genişlik sadece Canon’a göre. Sadece yeni versiyonlarını sıklıkla çıkartmıyorlar. Canon’da yelpaze böyle değil. Canon zaman içerisinde canı sıkıldıkça lens üretmiş veya lenslerini geliştirme yoluna gitmiş. 🙂 Örneğin 75-300 mm basit tele zoom lensin versiyonları varken ayrıca usm motora sahip (az bilinir) ayrı bir modeli daha vardır. Zaten ihtiyacı karşılayan lens yelpazesi varken, yenilerini piyasaya sürmek size birçok alternatif sunabiliyor.

Bu sebepten Canonu tercih ederdim.

C. Lens Fiyatlandırması:

Canon lens lenslerin gerek çıkış fiyatları gerekse 2. el piyasası daha ucuz oluyor. Örneğin 50 mm f1.8 lensleri günümüzde Canon 650 tl civarında iken Nikon (G serirsi ) 50 mm f1.8 lens 1200 tl civarında. Tabi bu ikinci ellerde yansıyor. (Bahsedilen durum tüm lensler için geçerli olmamakla beraber bir çok lens için böyledir. Tam tersi durum nadiren de olsa vardır.)

Dolayısıyla bu sebepten tercihim Canon olurdu.

FOTOĞRAF MAKİNELERİNİN FİYATLANDIRMASINA GÖRE:

Piyasaya yakın aralıklarla sürülen aynı segment fotoğraf makinelerinin aynı teknoloji marketinde fiyatları birbirine genelde yakın oluyor. Buna rağmen benzer modellerde ülkemizde Canon’un fiyat yönünden bir adım önde olduğu yadırganamaz. Tabi ki bu durum ikinci el piyasasına da yansımakta.

Bu durumda tercihim Canon olurdu.

 

MENÜ VE KULLANIM KOLAYLIĞINA GÖRE:

Bu başlık özneldir, yani kişiden kişiye göre değişir. Üzerinde net bir ifade doğru olmayabilir. Ben hem Nikon hem de Canon bir çok modeli kullandım veya denedim. Kullanım kolaylığı olarak birbirlerine çok yakınlar. Menülerinin dizilişi ve kullanılışı da öyle. Tuş kombinasyonu ve fonksiyonellik olarak bana Canon bir tık daha rahat geldi. Hele hele Sony aynasız kullanmaya başlayınca her ikisini de menülerinin ne kadar basit olduğunu anlamıştım 🙂 Ama bu iş alışkanlıklarla ilgili. Sonuçta her marka makine için  alışmak çok önemli. Sony’ye dahi alışılınca diğerlerine alışmak da zor olmaz.

Bu konudaki kararım çok zor olsa da burun farkıyla Canon’u tercih ederdim.

TEKNOLOJİK ÜSTÜNLÜĞÜNE GÖRE:

Aynı segmentte yakın zamanlarda çıkmış bazı modelleri karşılaştırırsak yine çok az farkla Canonun teknolojiyi daha yaygın kullandığını söyleyebilirim. Bu farklılık bir önceki maddede olduğu gibi çok az etki ile gerçekleşiyor. Sözgelimi bir model 24 mp kullanmış iken diğeri 5 mp kamera ile piyasaya çıkmıyor. Ya 24 mp oluyor yada 22mp gibi yakın.  Diğer teknolojik gelişmeler de aynı şekilde. Ben Canonun az bir farkla önde olduğunu söylesem de kimi modellerinde Nikonun üstünlüğü görülebiliyor.

Bu konuda da tercih yapmak çok zor iken belki tercihim Canon’dan yana olurdu.

ÇEKİM KALİTESİNE GÖRE:

Geldik yine öznel bir konuya. Kalite de kişisel olarak değişebilmekle beraber uluslar arası standartlar ile de değerlendirilebiliyor. Bize bakış açısı kazandırsa da ne kadar güvenebiliriz bilemiyorum. Ayrıca fotoğraf kalitesi sadece makinelerin özellikleri ile alakalı değildir. Makinelerden daha çok lensler ile alakalıdır. Karşılaştırması çok zor bir alan daha… Benim kullanım tecrübelerim yine çok yakın sonuçlar vermekle beraber bu konuda Nikonun bir tık önde olduğu. Sonuçta hem makine hem lens kombinasyonu olarak değerlendirilmeli.  Ayrıca bir de dip ekleyelim: Nikon 90 lı yılların başında NASA için optikler ve cihazlar üretti.

Bu konuda rakipler yine yakın olmakla beraber benim tercihim Nikon olurdu.

PİYASA PAZARINA GÖRE:

Piyasaya hâkimiyeti olmak benim açımdan çok önemli olmasa da bazı kullanıcılar açısından tercih edilebilirliği önemli oranda etkilemekte. Bende yazımın son maddesinde buna değinmek istedim. 2015 yılında Canon DSLR piyasasından %55 pay alırken Nikon %40 civarında idi. 2017 rakamlarına göre fark daha da açılmış ve Canonun payı yaklaşık %62 Nikonun payı yaklaşık %32 ye düşmüştür. Aradaki fark her yıl artacak durumunda değildir tabi ki. Ancak şimdilik durum bu yönde. Canonun ciddi bir üstünlüğü var. Aynı durum ülkemizde de geçerli. Dslr kullananların çoğu Canan’u tercih ediyorlar.

Burada diğer bir durumda Canonun Şirket olarak daha fazla kategoride faaliyet göstermesidir. Nikon Fotoğraf ve görüntüleme konusunda faaliyet gösterirken Canon fotoğraf sektöründen tutun fotokopiye, oradan yazıcılara, oradan hesap makinelerine kadar çok alanda faaliyet göstermektedir.

Bu durumda da piyasa payının fazlalığından dolayı da Canon’u tercih ederdim.

 

 

‘’Canon mu Nikon mu ?’’ sorusunun cevabını kendimce ele elmaya çalıştım. Siz şimdi yukarıdaki yorumları okuyup maddelerdeki tercih sebeplerimin fazlalığından dolayı, topyekun Canon’u tercih ettiğimi anlamış olabilirsiniz. Durum tam olarak böyle değil. Öncelikle herhangi bir ürüne sahip olmak isterken kendi ihtiyaç ve tecrübelerinizi düşünmelisiniz. Daha önceden bir marka kullanmış ve memnun kalmış iseniz bu markanın yeni modellerini kullanmaya devam edebilirsiniz. İhtiyacınız yok ise herhangi bir markayı almak zorunda da değilsiniz zaten.

Ayıca son bir paragraf daha yazmak istedim.  Kendinizi sadece ‘Nikon mu Conon mu?’ sorusuyla kısıtlamayın. Etrafınız da daha pek çok kaliteli marka ve model fotoğraf makinesi üreticisi var. Örneğin Pentax- Ricoh, Sony, Sigma gibi dünya çapında bilinirliği fazla olan markalar da ihtiyaçlara göre tercih sebebiniz olabilir. Ayrıca aynasız sistemler gün geçtikçe popülerleşiyor ve Dslr in karşıladıkları ihtiyaçlara cevap verebiliyorlar. Hem ebat ve boyutlarıyla hem ağırlıklarıyla hem de teknolojik üstünlükleriyle birçok kullanıcının tercihi olmayı başardılar. Full frame ile aynasız pazarına çok sağlam giren Sony, ilk orta format aynasız GS50 ile Fujifilm, kullanışlı bir çok farklı özelliği ile m43 (2x crop)’de Olympus ve üst düzey video performanslarıyla ön planda olan Panasonic gibi çok güçlü rakipleri de görmezden gelmemek lazım. İyi araştırıp eksilerini ve artılarını net bir şekilde ortaya koyarak sahip olunmalı. Niçin tercihiniz bir aynasız sistem kamera olmasın ki?

Ayrıca şunu da eklemeliyim diye düşünüyorum: Bizler teknik olarak çok detaya inerken fotoğrafı unutuyoruz. Asıl meselemiz fotoğraf olmalı. Hangi makine ile çekildiği çok da önemli değil. Fotoğraf üretmeyecekseniz zaten makine bakmanızın da anlamı yok. Boşuna dünya yükü edinmeyin.

Allak-bullak olan kafanız son paragrafı okuyunca daha da karıştı dimi 🙂 amacım biraz da bu idi. Sık eleyip ince dokuyun…

Işığınız kaliteli olsun…

You may also like...

%d blogcu bunu beğendi: