DIŞ ÇEKİM (Düğün) FOTOĞRAFI ÇEKİLİRKEN DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR

Hayatınızdaki en önemli günlerden biri: Düğününüz. İster gelin olun ister damat hayatınızı değiştirecek en önemli olaylardan. Sevdiğiniz, gönül verdiğiniz ve bir ömrünüzü onunla birlikte geçirmek istediğiniz kişi ile bu mutlu günü, yıllar sonra da aynı tazelik ve mutlulukla hatırlatacak en önemli olgu ise fotoğraflarınız ve videolarınızdır. Özellikle de profesyonel olarak yaptırdıklarınız. Komşunun oğlu da mercimek sensörlü makineler ile fotoğraf çekebilir ya da en yakın arkadaşınız da sizi cep telefonu ile kameraya alabilir. Fakat hiç birisi özel eğitimli profesyonellerin en iyi makineler kullanarak ürettiği fotoğraf ve videolar kadar hafızada kalmaz. Yıllarca saklayacağınız ve en önemli arkadaşlarınıza özel günlerde göstermek için sabırsızlandığınız güzellikte fotoğraflarınız…

Düğün (Gelin-Damat) fotoğrafı  çektirmek gerçekten önemlidir. Önemli olduğu kadar da zordur. Hazırlık aşaması saatlerce sürebilir. Çekim aşamasında karşınıza olumsuz bir sürü kötü durum çıkabilir. Ölümsüzleştirmek istediğiniz mutlu güzel bir organizasyon bir anda sinir bozucu olabilir ve hayal kırıklığı ile sonuçlanabilir. Bu yazımda en mutlu günlerinizden birisi olan düğününüzde fotoğraf anlamında üzülmemeniz için naçizane tavsiyelerde bulunmak istedim.

Şimdi dikkat edilecek noktalara başlayalım:

1. Zamanlama:

Düğün gününde zamanla yarışıyor olacaksınız. Her şeyin yolunda gitmesi gerekir çünkü en küçük bir aksaklık bile bir sürü gecikmeye yol açabilir. Tabi bu zaman zarfı içinde fotoğraf da çektirilecektir. Önce kuaföre gidilir sonra da stüdyoya. Stüdyo çekimi yaptırılacaksa olay bir nebze daha rahat olacaktır. Stüdyonun kapasitesine göre toplamda 50 adet kadar poz çekilip iş bitebilir. Fakat dış çekim olacaksa işler çok daha karışık olacaktır. Çekilecek mekâna ulaşmak bile zahmetli olacaktır. Bir de havanın sıcaklığı, şehrin kalabalığı, trafiğin yoğunluğu eklenince planlanan çekim saatinin yarısını ancak kullanabileceksiniz. Gönül rahat rahat çekilmek isteyecek fakat akşam gerçekleşecek düğün merasimi için yeterli süre kalmayacaktır. Maalesef çekim hızlı hızlı tamamlanacak ve fotoğrafçı arkadaşa düzenlemesi için bilgisayar başında olduğundan çok daha fazla iş düşecektir. Sizin için ilk tavsiyem yukarıda betimlemeye çalıştığım kötürüm senaryoya kalmamak için çekim gününüz ile düğünü faklı günlerde yapmanız. Özellikle de düğünden daha sonraki bir gün. Yine özellikle hafta içi. Örneğin balayından döndüğünüz ilk hafta içi olabilir. Hafa içi olması fotoğrafçı arkadaşı da rahatlatacaktır. Zira fotoğrafçı arkadaşların hafta içi hafta sonuna nispeten daha sakin olmaktadır.Herkes rahatken en iyi pozlar neden olmasın ki…

2. Fotoğrafçı:

Fotoğrafçı bu iş için en temelindeki olgumuz. Yanlış bir tercihin nelere sebep olabileceğini yakın bir arkadaşımdan bizzat biliyorum. İşinin ehli olmayan bir fotoğrafçı size cehennem azabı çektirebilir. Doğal ya da yapay ışığı iyi kullanan, pozları iyi verdirebilen, insani ilişkileri yüksek, sizi rahat hissettirecek bir fotoğrafçı ayarlamanızı öneriyorum. Genellikle bir arkadaş tavsiyesi ile bulunabilir. Memnun kalanlar size de önereceklerdir. Fotoğrafçı, fotoğraf işini bilen bir arkadaşınız da olabilir. Fakat stüdyoda çalışmıyorsa albüm için tekrardan bir fotoğrafçı arayacağınızı da unutmayın.  Fotoğrafçıya güveniyorsanız ekipmanına da güveniyorsunuz demektir. Öyle de olması gerekir. Şu makine, bu lens, o poz mu diye endişelenmeye gerek yok.

3. Hava durumu:

Dış çekimin iyi geçmesi adına hava durumu da çok önemli bir faktördür. Eğer çekimi düğün günü yapacaksanız ve hava yağışlı ise işiniz çok zor. Tavsiyem dış çekimi iptal edip stüdyo çekimine geçmeniz. Aksi takdirde fotoğrafların kötü çıkmasına değil de ıslandığınıza, makyajınızın aktığına ve dahası bu halinizle düğününüze katılmak zorunda olmanıza üzülürüm.

Düğünden önce ya da sonra çekim yapacaksanız çok daha avantajlı olacaksınız. Planladığınız günde hava bozacaksa fotoğrafçınız ile konuşarak planı revize edebilirsiniz.

Fotoğraf için gün içindeki ideal saatler sabah veya ikindi üzeri saatleridir. Öğle saatlerinde güneşin tam tepede olduğu zamanlarda fotoğraf kalitesi şık yönünden düşük olur. Ayrıca birde öğle sıcağı eklendiği için hareketler de sınırlanacak, terleme ve depresif özellikler artacaktır.  Havanın da hafif parçalı bulutlu olması tercih edilebilir. Bulutların beyazlığı ile gökyüzünün mavisi güzel ahenk oluşturacaktır.

4. Mekan:

Fotoğrafların çekileceği mekan ya da mekanlar da bu özel gün için çok önemli kriterlerdendir. Fotoğraflarınızın daha estetik ve daha havalı olması adına doğru mekan tercihi sizi fazlasıyla mutlu edecektir. Güzel memleketimizin o kadar güzel yeri vardır ki burada şehir şehir- tek tek yazabilmem mümkün değil. Fakat her ilin tarihi- turistik, kendine özgü fotoğrafik bölgeleri vardır. Hayatınızda bir kere olacak düğününüz ( inşallah tek olur) için bu özel bölgelere gitmek hiç de zor olmasa gerek.

Mekan konusunda bilindik yerlerden farklı olarak bilinmedik yerler de sizi mutlu edebilir. Kişisel bu görüşe saygı duyuyorum. Herkesten farklı bir yer bulmak da hoş olurdu doğrusu. Yaşadığınız şehirde özellikle doğa ile iç içe farlı mekanlar bulmak çok da zor değil. Bir buğday tarlası, seyrek ağaçlı bir orman yada küçük bir su birikintisinden unutulamayacak pozlar çıkarılabilir.

5. Rahat olmak:

Bu madde arkalarda kalmış olsa da düğün fotoğrafı çekilirken olması gereken en önemli maddelerden birisidir. Afili elbiseler içinde, kuaförde saatler harcanmış ve birazdan yüzlerce misafirin önünde düğün merasiminiz olacak iken kim olursa olsun heyecanlanması veya gerilmesi normaldir. Fakat bu gerginliğe birkaç saat fotoğraf molası vermek sizin adınıza çok olumlu olacaktır. Kendinizi kasmadan pozları tamamlayabilmek önemlidir. Yoksa aynı pozu birkaç kere tekrar etmeniz gerekebilir. Rahat olun; olmaya çalışın. Sizi rahatlatacak arkadaşlarınız ile muhabbet edin. Fotoğrafçı arkadaşlar ile samimi diyaloglar kurun. Telefonlarınıza bir süre bakmayın. Aralarda su yudumlayın; ya da… yudumlayın işte… hatta reçete ile satılan gevşetici haplardan dahi alan duydum; zorda kalınırsa denebilir. Yanınızdakilere saçma da olsa espriler yapın. Aynı şekilde yanınızda gelen sağdıç-nedimenin de espri yapmasını talep edebilirsiniz. Rahat olunca fotoğraflarınızın güzel çıkmasının yanında yaptığınız çekimden de fazlası ile zevk alırsınız. Gülüşünüz doğallaşır, duruşunuz değişir. Vs,vs…

6. Anlayış ve Sabır:

Gerginliğin hat safhada olduğu bu tarz günlerde, işlerin daha yolunda gitmesi için herkesin sabırlı ve daha anlayışlı olması gerektiğini hiç kimse unutmamalıdır. Başta gelin hanım ve damat bey olmak üzere büyük aileler, akrabalar ve dostlar herkese karşı anlayışlı ve çıkabilecek olumsuzluklara karşı da sabırlı olup işleri daha da sapa sarmasını önlemek zorundadırlar. Gelin damat arasındaki bu anlayış fotoğraf çektirirken de gerekli olacaktır. Karşısındaki kişinin onu mutlu edecek hayat arkadaşı olduğunu unutmamalı, giydiği düğünlük elbiseler ile zor olan bir işi daha da zor şekilde halledebildiğini bilerek hem müstakbel eşine yardımcı olacak hem de yaptığı hatalar karşısında anlayışlı olabilmeyi başarmalıdır.

7. Sadıç- Nedime (eş-dost-yardımcı):

Dış çekime giderken, çekim esnasında gerek yardımcı olma açısından gerekse sizi rahatlatma adına yanınızda uygun arkadaş veya akrabalarınızdan götürebilirsiniz. Malzeme ve çekim konusunda yardımları dokunacağı gibi gergin olacağınızı var sayarsak muhabbeti ile sizi rahatlatabileceğini de unutmamak lazım.

8. Yardımcı materyal:

Fotoğraf pozlarında yardımcı malzeme anlaşmanıza göre fotoğrafçı tarafından da getirilebildiği gibi özendiğiniz ekipmanlardan da yaptırarak daha farklı pozlar çıkartabilirsiniz. Bu ekipmanların başlıcası çiçeklerle süslenmiş salıncaktır. Bunun haricinde yüz maskeleri ve elde tutulabilen farklı yazılar da olabilir. Son zamanlarda farklı şekillerde (harf-kalp vs.)uçan balonlar da moda oldu. Yardımcı materyal olarak ayrıca saat, yüzük, kol düğmesi ve gelin çiçeğini de sayabiliriz. Eski model otantik bir klasik roysroys da çok güzel olurdu doğrusu… Ayrıca evcil hayvanlar ya da at veya midilli gibi sevecen hayvanlarla da farklı kareler çıkarılabilir.

9. Yedek elbiseler:

Gelin hanım için mümkün olmasa da damat beyimiz için en önemli tavsiyelerimden birisi de yedek gömleği ve fanilasının yanında olmasıdır. Havanın sıcaklığının yanı sıra giyilen ceket gibi kalın giysiler de terlemeye mecbur bırakır insanı. Poz verirken gömleğin kırıştığını da hesaba katarsak çekim sonunda değiştirmek için yanınızda yedek gömlekler bulundurmak çok iyi olacaktır.

Yedek giysilere gelin hanımın işini çok rahatlatacak bir terlik ile devam edelim. İşin şakası bir yana etek uzun ise ya da ayakkabılar görülmüyorsa bir teklik veya spor ayakkabı giyilmesi gelinimizi çok rahatlatacağı gibi düğünden sonraki bir haftalık ayak vurma acısını da bitirecektir. İhmal etmemenizi öneririm. Ayakkabılı pozları verdikten sonra spor ayakkabı ile devam edebilirsiniz.

Diğer yedek malzememiz makyaj malzemesidir. Çekim esnasında terlemeden yada sürtünmeden çıkacak makyajı tazeleme adına faydalı olacaktır. Bahsettiğim profesyonel bir makyözün çantası değil elbet. İşinizi görebilecek sadelikte birkaç malzemeden bahsediyorum.  Saç spreyi, ruj gibi..

10. Macera aramayın:

Düğün fotoğrafı çektireyim derken kendinizi fazla yıpratmaya da gerek yok. Farklı olmak herkesin hoşuna gider fakat bu konu abartılı olamalı. Gelinlik ya da damatlığa halel getirmeyecek şekilde davranmak öncelikli gelmeli. Ayrıca can güvenliğini tehlikeye atacak şekilde pozlar arayarak maceraya atılmaya gerek yok. Son zamanların düğün fotoğraf akımı olan trash the dress fotoğraf çekimleri yapayım derken göz çıkarmaya da gerek olmadığını lütfen deneme-yanılma ile tecrübe etmeyin. Bu akımda doğal ortamlarda o ortama uygun kılık kıyafet hazırlığı yapılarak çekim yapılır. Fakat nehir kenarında damat paçalarını sıvasa bile gelin hanımın gelinliğini kıvırma gibi bir lüksü olmadığı unutmamak lazım gelir. Dolayısı ile gelinliğin eteklerini ıslayıp ondan sonraki tüm pozlarda ıslak gelinlikle çıkmaya gerek yoktur.

350 metre kayalıklara tırmanıp da poz vermek neyin nesi ya 🙂 Macera aramayın… Allah muhafaza kendi düğününüze katılamazsınız.

Yazımın sonunda bir hatırlatmada daha bulunayım: Fotoğraf çekimi sırasında Wedding Story – Düğün hikayesi dediğimiz daha çok videolardan oluşan yeni akım daha var. Farklı bir anı olarak saklayabilirsiniz. Niyetiniz varsa ve fiyat konusunda sorununuz yoksa Wedding Story (Düğün hikayesi)’ni öneriyorum. Zaten dış çekim fotoğrafları için o kadar hazırlık yapıyor olacaksınız. Gelin- damat adına extra bir yorgunluk oluşturmaz bu çekimler. Çekimi ve stüdyoda montajı fotoğraflardan çok daha fazla zaman alır sadece 🙂

(Yazımda hep düğün çekimi adıyla kullandım kelimelerimi fakat bu yazı aynı zamanda nişan ve söz dış çekimi içinde geçerli olacaktır. Okurken düğün yerine nişan ya da söz kelimelerini de kullanabilirsiniz)

Düğün dış çekim yazı dizimin ilki olan ‘düğün fotoğrafı çektirirken dikkat edilecek hususlar‘ bitti. Umarım yazdıklarım ile birilerine faydalı olabilmişimdir. Sevgilerimle…

You may also like...

%d blogcu bunu beğendi: